Volvo’nun hidrojenle çalışan motoru menzil konusunda çağ atlatacak!

Hidrojen yakıt hücreli kamyonlar, gelecekte pille çalışan elektrikli yarı araçlara harika bir alternatif olabilecekler. Yakıt ikmali bir EV’yi şarj etmekten çok daha hızlı olan bu yeni nesil dizel motorlu kamyonlar, daha yakın bir menzile ve yük kapasitesine sahip olabiliyorlar. Bununla birlikte, hidrojen üretimi ve dağıtımı her zaman yenilenebilir kaynakları kullanmadığı için mutlak “yeşil” bir çözüm olmadığı anlamına da geliyor.

Volvo‘nun kamyon üretim bölümü, hidrojen yakıt hücreleriyle çalışan araçları test ettiğini duyurdu. Şirket, bu kamyonların 1.000 km’ye (621 mil) kadar bir operasyonel menzile, 15 dakikanın altında yakıt ikmali süresine ve toplam ağırlığın (navlun dahil) 65 tonun üzerinde olacağını iddia ediyor.

*Navlun: Taşıma için ödenecek ücret (Yük ve Tır dahil)

Volvo: Yeni nesil hidrojen motorlar elektrikli araçlara alternatif olabilir

Bu rakamlar doğruysa, uzun mesafeli taşıma için pille çalışan elektrikli yarı çekici araçlara iyi bir alternatif gibi görünüyor. Karşılaştırma yapmak için, Tesla Semi‘nin 800 km’ye (497 mil) kadar ilan edilen bir menzili var ve bildirildiğine göre bir megavatlık şarj için istasyonda şarj edilmesi 30 dakikadan fazla sürüyor.

Her kamyon, içerisinde 300 kW elektrik üretebilen iki hidrojen yakıt hücresiyle donatılacak. Volvo Group ve Daimler arasında bir ortak girişim olan CellCentric, bu hücrelerin tedarikçisi olacak.

Yakıt olarak hidrojen kullanmanın aslında dünyamız için avantajı var diyebiliriz. Hidrojen yakıt kirletici egzoz dumanları yerine sadece su buharı yayıyor. Bununla birlikte, hidrojen üretiminde (daha doğrusu onu diğer elementlerden ayırmada “Ekstraksiyon”) kullanılan enerjinin mutlaka yenilenebilir kaynaklardan gelmesi de gerekmez. Aslında, günümüzde hidrojen üretiminin büyük çoğunluğu fosil yakıtlara dayanmaktadır. (Detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz)

Hidrojenle çalışan araçlar için diğer bir sorun, hidrojen yakıt ikmal istasyonlarının sınırlı sayıda bulunması. Bu konuda öncü ülkelerden biri olan ABD’de bile faaliyet gösteren 60’tan daha az istasyon var ve bunların tümü bir bölgede yer alıyor (Kaliforniya). Bu sayının önümüzdeki yıllarda iki katına çıkacağı tahmin ediliyor. (Hidrojen istasyonlarının haritasına gitmek için buraya tıklayabilirsiniz)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.